21. Yüzyıl Becerileri
AZİZ KOYUNCU
AA
12-12-2015

Eleştirel düşünme (kritik etme), problem veya sorun çözme, analiz, yorumlama, sentez, merak, dinleme, topluluk önünde konuşma, insanlarla ilişkiler, teknolojiyi kullanma, ekip çalışması, iş birliği , cevre dizgi, güvenlik ve sağlık gibi konular 21. yüzyılda yasayan bireylerde olması gereken becerilerdir. Daha önceki yazımda teknoloji ile alakalı kısma değinmiştim, ondan dolayı diğer başlıklardan birkaç tanesine değinmeye çalışacağım. Evet, günümüzde okullarımız bu yetenek veya becerileri tamamını aktaramasa bile öğrencilerimiz bu becerilerin bir çoğunu okullar sayesinde edinebilirler. Bati toplumlarında çocukların sadece o ülkenin standartlarından ziyade global olan 21. yüzyılın standartlarına hazırlama uzerine ciddi çalışmalar yapmaktadırlar. Amerika veya bati toplumlarında sıradan bir okulda vasat seviyedeki bir öğrenci rahatlıkla tartışabilir, ve kalabalıkların önünde bu çocukların rahatlıkla konuşmasının altında ailelerin çocuklara yetişkin gibi muamelede bulunması, ve okullarda olan grup çalışmaları, sunum, ve öğretmenlerin çocuklara muameleleri gibi nedenler yatmaktadır. Türk toplumu olarak biz evvelden beri askerin toplumda çok etkili olduğu (Bunu olumlu yada olumsuz manada söylemiyorum, işin realite boyutundan dolayı)  bir kültürden geldiğimizden dolayı çocukların (Ana okulundan üniversitesine  kadar) sınıflarda grup aktivitelerini yapıp milletin huzurunda sunma imkanını aşmamız  zaman alabilir diye düşünüyorum. Cumhuriyet tarihinde etkili olmuş köy enstitülerinde yer alan öğretmen kadrolarının dahil çoğu askerde vazife almış insanlardı.  Yani burada demek istediğim öğretmenlerimizin öğrencilere asker gibi davranmaktan ziyade öğretmenlerimizin sorulara açık, çocukların sınıfta birbirileri ile rahatlıkla iletişim kurabildiği, çocuklara yetişkin muamelesinde bulunulması ve yeni fikirlere açık olma gibi hasletlerinin olunması gerekir. Yoksa sınıflarda sadece konuşan,  öğrencilerin ise tek şeritli  sıralarda oturup öğretmene soru sorma imkanı dahi bulamayan bir sistemi ile çocuklara 21. yüzyıl becerilerini kazandırmamız güç olur kanaatindeyim. Asker disiplini çok önemli bir kazanç, ama çocukların rahatça soru sorabilme, tartışabilme, beraber çalışabilme, grup çalışmalarında rol alma, ve yeri geldiğinde toplumun karşısına çıkıp meramını rahatlıkla anlatabilme gibi becerileri 21. yüzyılda olması gereken bir kazançlardır. Bu gibi şeyleri okullarımız ile mevcut öğrencilerle asabileceğimiz inancındayım ama bu konuda çok gayret sarf edilmesi gerektiği aşağıda, Türkiye istatistik Kurumunun verilerden rahatlıkla anlaşılmaktadır.


Türkiye’de 15 yaş üzeri eğitim durumuna göre nüfus dağılımı ise şöyle (2013-2014):


Okuma yazma bilmeyen 2 milyon 784 bin 257 (yüzde 5), okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen 3 milyon 784 bin 667 (yüzde 7) insanımız var. İlkokul mezunu sayımız; 15 milyon 220 bin 28 (yüzde 28). İlköğretim diplomasına sahip olanların sayısı 11 milyon 617 bin 159 (yüzde 21). 2 milyon 849 bin 999 (yüzde 5) ortaokul veya dengi okul mezunumuz, 12 milyon 96 bin 830 (yüzde 22) lise veya dengi okul mezunumuz var. Yüksekokul veya fakülte mezunlarının sayısı 5 milyon 913 bin 187 (yüzde 11) , Yüksek lisans mezunu 416 bin 741 (yüzde 1), doktora mezunu ise 122 bin 619. Oran ise yüzde 0. Bu rakamlar pek iç açıcı olmamasının yani sıra çocukları okula göndermemek, veya eğitimini yarıda keserek 21. yüzyıl becerilerine ulaşmamızın imkansız olacağı gibi çocuklarımız global bir dünyada başka uluslarla entegrasyona geçmede zorluklar yaşayacağımız gerçeğini gözardı etmememiz gerekir.  Bu konuda toplum olarak ailelere ve okullarımıza çok isler düşmektedir.


Bu yazi toplam 2114 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari