ABD VE TÜRKİYE ARASINDAKİ BAZI FARKLAR
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015

Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACAN ve MÜSİAD üyeleri ile iş ve gezi amaçlı bir haftalığına Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington ve New York eyaletlerine gittik. Buradaki izlenimlerimi ve izlenimlerimden ortaya çıkan fikirlerle Amerika ve Türkiye arasında gördüğüm farklılıkları paylaşmakta fayda görüyorum.


ABD’yi anlatmak öyle bir iki sayfaya sığacak mesele değil tabi. O kadar mesele var ki anlatılabilecek ancak ben bu satırlarda sadece bir kısmına değiniyorum. Ben dilimin döndüğü, kalemimin yettiği kadar bizlerle onların arasındaki farkların bir kısmını anlatacağım.


Birçok ülke insanının merak ettiği, dünya siyaset ve ekonomisini yöneten, dünyanın jandarmalığını yapan ülke ABD’dir.


ABD’nin siyasi düşünce yapısı ülke menfaati doğrultusunda en güçlü olma ve dünyaya yön verme- yönlendirmedir.  ABD’nin birçok alanda dünyada birinci olmasının öncelikli sebeplerinden biri pazarlama politikasıdır. Düşünceleri ve politikaları tüm alanlarda en iyi olma, en iyiyi uygulamadır. 40- 50 yıllık vizyonla plan ve projeler hazırlanmaktadır. Geleceğe yön vermek için günümüzde kafa yoruyorlar ve sosyal bilimleri de çok iyi kullanarak hemen hemen her alanda dünya üzerinde söz sahibi konuma gelmişlerdir.


Beyaz Saray, Senato ve Kongre Merkezinde Sayın Ali BABACAN onuruna sabah kahvaltısı ve akşam yemeğinde iki ülke arasında ikili temaslar ve resmi görüşmeler oldu. Sayın Ali BABACAN ve MÜSİAD Genel Başkanı Nail OLPAK, İngilizce konuşmalarında Türkiye’nin istikrarlı büyüme ve gelişme noktasında birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığını söylediler. Washington’da üç gün, New York’ta üç gün kaldık.


Washington’da Pentagon Güvenlik ve Askeri Üssünde yirmi beş bin kişiye yakın personel çalıştığını ve dünyanın en büyük tek parça binasının orası olduğunu bize rehberimiz söyledi. Resmi kurumlar, çevre temizliği, güzel ortamı ile insanı ferahlatan bir yapıya sahip… Şehir yapısı asla insanı sıkmıyor. Dünyanın en büyük havacılık ve hava müzesi görülecek yerler arasında. Uzaya gönderilen araçlar, uzayda ses hızını geçen tek insan Felix, savaş uçakları, yolcu uçakları görülmeye değer ve en çok ilgi görenler arasında. İşte ABD müze ve ziyaret edilebilecek yerleri iyi bir pazarlama tekniğine sahipler. Pazarlama tekniklerinin belki de en büyük ölçüsü kalite ve disiplinden ödün vermemektir, bunun çok önemli olduğunu vurgulama istiyorum.


Binlerce kiraz ağacı, güzelim çiçekler, gölet apayrı bir güzellik ve ferahlık katıyor kente. İnsanlar mutlu ve huzurlu ne yaptığını bilen bilinçli bir toplum…


Washington’da insanlar sabah sporuna çok önem veriyor. Koşmak çok önemli bir sportif ve sosyal faaliyet.  Aklıma şu geldi orada: Amerikalılar çok koşuyor, Türkler çok konuşuyor. Onlar bilinçli ve eğitimli yaşıyor biz bilinçsiz ve eğitimsiz yaşıyoruz. Onlar geleceğe yön vermenin derdinde biz günü birlik yaşamanın ve günü kurtarmanın derdindeyiz. Onlar 50- 100 yıllık projelerin derdince biz ise aylık- yıllık projelerin derdindeyiz.


 Onlar dünyayı yönetme ve yöneltme derdinde biz ise birbirimizi yemenin derdindeyiz. Dünyanın en büyük markaları hayalini kurduğumuz Amerikan markalarıdır. Google, Microsoft, Coca Cola, I Phone, Pepsi, Disneyland, Yahoo, Hotmail, Twitter, Youtube, Boeing, Starback, Mc Donalds, Hollywood vb. aklıma gelen birkaç marka. Ama bizim uluslar arası markamız pek az. Bizim çok çalışıp az konuşmamız ve ünlü markalar çıkarmamız lazım. Ar-Ge ve insan kaynakları ile çalışkan ve yetenekli insanlarımızı sahiplenmek lazım.


New York sanki kalemle çizilmiş kadar düzenli, planlı bir yer. Turistik ve renkli görüntüler apayrı bir güzellik katmış New York’a. Işıklı reklam panoları caddeleri ışıl ışıl bir hale getirmiş. Özgürlük Anıtı, Central Park, Lincon Köprüsü, 1930’lu yıllarda yapılan tüp geçit görülmeye değer… Central Park’ın yerini seksen yıl önceden belirlemişler. Bu park, dünyanın en büyük parklarından biridir. Bu parkın yıllık yaklaşık yirmi beş milyon ziyaretçisi var.


Para ve iş ekonomisi New York’ta yönetiliyor diyebiliriz. Ünlü firmalar ve ekonomik güç oradadır. Çünkü onlar uzaya insan göndermenin biz ise mezara adam göndermenin derdindeyiz. Onlar kendi insanını yüceltme derdinde biz ise kendi insanımıza yer altına koyma derdindeyiz.


Maalesef siyasetimiz, TV’lerimiz ve insanlarımız gırgır ve şamatanın derdinde. TV’lerimiz reyting derdinde eğlence ve boş işler peşinde. Ülkemizde en çok izlenen programlar maalesef ağzı bozuk ve kültür seviyesi düşük programlar. Türkiye’de maalesef içi boş programlar daha çok teveccüh kazanıyor. Yani kısacası bizde stres çok sistem yok. Boş işlerle kendimizi avutuyoruz. İşte biz bu yüzden bir yerlere varamıyoruz.


Biz bilinçli ve disiplinli bir yaşam tarzı, eğitim ve iş hayatı üzerine düzenimizi kurarsak, marka ve ar- ge çalışmaları yaparsak, yetenekli insanlara önem verirsek Allah’ın izniyle biz de 10- 20 yıl sonra Allah’ın izniyle dünyanın gözdesi oluruz. Bizim diğer ülkelerden farkımız tarih ve kültürel açıdan zengin bir geçmişe sahip olmamızdır. Kısacası Türkiye dünyanın cennetidir. Ancak biz bu cennetin kıymetini bilmiyoruz.


Dünyanın cenneti olan ülkemizin kıymetini anlamak, daima ilerlemek ve her açıdan dünyanın gözde ülkesi ve insanları olmak istiyorsak Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de bize emir buyurduklarını yapmalıyız ve uzak durmamızı emrettiği her şeyden de uzak durmalıyız. Çünkü bizim için en büyük rehber yüce kitabımız ve Peygamberimizin yaşantısıdır. Yapmamız gereken şudur: Araştırmak, bilmek, öğrenmek, ilim ve bilim adamlarını anlamak… Gelecek nesiller için şimdiden kalkmalıyız ayağa çünkü geleceğin bizden beklentileri büyük. Türkiye ayağa kalkacak ve durmadan ilerleyecek yürekli insanlara sahiptir ve mutlaka en kısa zamanda potansiyel gücümüz ortaya çıkacaktır. Saygılarımla….


Bu yazi toplam 4813 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari