Ateş düştüğü yeri yakar
Cevher GÖÇMEZ
canurfa63@hotmail.com
01-08-2015

Değerli okuyucular Allah evlat acısını hiçbir insana göstermesin. Evlat acısı bekli de insanoğlunun en zor sınavıdır şu hayatta, kor ateşten daha keskin… 19 Ekim günü Hakkari’den gelen şehit haberleriyle tüm yurtta yas vardı gözyaşları sel oldu aktı, hala da akmaya devam ediyor. Biz de şehitlerimize Allah’tan rahmet diller, ailesine başsağlığı ve Allah’tan sabırlar niyaz ederiz.

Gerçek anlamda da ateş düştüğü yeri yakar. “Vatan sağ olsun deriz” her zaman şehitlerimizin ardından, yanık yüreklerle “şehitler ölmez, vatan bölünmez” deriz, “her şey vatan için” deriz hep klişe laflar, hep aynı “vatan, millet, Sakarya” sloganları. şehit cenazeleri daha yerdeydi ki bürokratlardan ve politikacılardan benzer açıklamalar geldi. En şiddetli tepki tabi’i ki muhalefetten geldi. Sayın Kemal KILIÇDAROğLU hükümeti istifaya davet etti. Tabii ki bu beklenen bir tepkiydi. Her fırsatta hükümeti eleştiren muhalefetin böyle bir durumu atlamasını bekleyemezdik değil mi?

Ancak bu kez farklı olmamalı mıydı? Her şeyin, başucumuzda yıllardır egemenliğini sürdüren diktatörlerin bile değiştiği bir zamanda ana muhalefet partisi CHP’nin de değişmesini beklemek çok mu olurdu? Sayın Kılıçdaroğlu’na bir sormak lazım bunları ve bir de “eğer siz sizler çözüm noktasında kendinize güveniyorsanız buyurun birilerinin hangi koltukta oturduğunun ne önemi var. Bu ülkenin fidanları kırpılırken ailelerin feryadı arşa yükselirken yıllardır süren bu yaraya merhem olup milyonların duasını almak sizin için yeterli değil mi? Bırakın başbakanın koltuk meraklılığını. Beşeri koltuklar gelip geçicidir, eğer gerçekten sizler bu ülkede bu olayları yatıştırabilecekseniz ne mutlu size ki yüreklerde asla yıkılmayacak koltuklarınız olur. Halk arasında söylenen güzel bir söz vardır size de hatırlatayım “Halep burada değil meydan burada”. Çözeceğiniz problem hele hele ülke meselesi olunca  daha neyi bekliyorsunuz?  Sayın Tayyip Erdoğan’ın sözleri kulaklarda çınlıyor “akıl vereceğinize icatlarda bulunun”. 

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu  “herkes tutuklu herkes hapiste bu moralle terörle mücadele edilemez. Herkes dediğiniz kim acaba? Gerçek  kader mahkûmları mı yoksa bu ülkede darbe yapabilmek için kendi vatandaşlarını bombalamak, kendi savaş uçaklarını düşürüp ülkeyi savaşa sokmak, en acısı da millet terör belasından kan ağlarken “şu heronlardan kurtulmak lazım” diyerek kime hizmet ettiği belli olmayan Ergenekon davasından tutuklu yargılanan kişiler mi? Belki de tüm bunlar yalan ve hepsinin de suçsuz oldukları ortaya çıkacak mahkeme sonunda ama bizim ülke olarak savcıların hâkimlerin verdiği ve vereceği kararlara saygılı olmamız gerekmiyor mu?

Değerli okuyucular bu vatan için canını seve seve veren askerlerimizden bahsetmek istiyoruz. Eğer benim çözüm adına yapabileceğim şey can vermekse ben de canımı seve seve veririm. Eğer  çözümün nerede olduğunu bilseydim saklamadan,evirip çevirmeden ve bir beklenti beklemeden yalnızca ülkem için, yarınlarımız için seve seve paylaşırdım bunu insanlarla paylaşırdım ve yapardım. Bilenlere sözüm olsun buyurun daha ne duruyorsunuz öneri sizden gereğini yapmak hükümetten. Yapılmadığı takdirde siz haklısınız tabii ki hesabını da seçmen sorar bunun merak etmeyin. Ülke adına ne gerekiyorsa her fert yapmaya mükelleftir bu bilinmeli.

Lütfen bu vatan hepimizin eğer bizler bir çözüm biliyorsak ve söylemiyorsak biz vatan evladı değiliz demektir. Tekrar tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor ailelerine de Allah’tan sabır dilerim.

BAşIMIZ SAğOLSUN!

  

 

 

                                                                                                                              


Bu yazi toplam 3217 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari