BU NEYİN KAVGASI?
Ömer Dağcı
sadsadasd
01-08-2015

 


Dostlar yazıma uzun süren komadan sonra vefat eden Berkin Elvan için başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum. Gencecik bir hayatın kararması ne acı. Tıpkı dünyanın her yerinde insanların katledilmesi gibi. Maalesef insanlarımızın bir bölümü fikrimim insanları katledildi diye feryat figan ederken dünyanın diğer bölgelerindeki katliamları görmüyor, görmek bile istemiyor. Kendi fikrinin insanlarının yaptığı katliamlara sessiz kalıyor. Canlar katliam dünyanın her yerinde katliamdır. Senin katliamın kötü benim katliamım iyidir düşüncesi ne kadar iyi olabilir ki. İnsanımızın en kötü huylarından biri de anayasal hakkımız olan protestoyu kullanırken başkalarının en doğal hakkı olan özgürlüklerini engellemek, ortalığı kırıp dökmek, yakmak, talan etmek… olarak algılıyor. Bu durum da yanlış beyler.


 


Ülkemizde 70’li yıllardan beri adeta bir iç savaş yaşanıyor. Savaş demek istemiyorum ama maalesef görünen köy kılavuz istemez. Bir şeylerin kavgası yapılıyor. Peki bu neyin kavgası? Hiç düşündünüz mü? Gelin bu işin başka bir açıdan analizini yapalım. Yanlış veya eksiğimiz olabilir. Bizim ki sadece bir değerlendirmedir.


 


Sahi neydi bu kavgaların amacı. Hepimiz bu ülkenin birinci sınıf, eşit haklara sahip,  özgür, demokrat, bu ülkeyi beraber kuran insanları değil miyiz? Peki neyin kavgasını yapıyoruz?


 


Bu kavga yıllardır baskı altına alınan, hor görülen, ezilen, yok sayılan insanlarla kendini bu ülkenin tek sahibi, tek yöneticisi, tek hakimi sanan gruplar arasında yaşanıyor.


 


Bu kavga cumhuriyeti beraber kurmalarına rağmen iktidara tek başına konanlarla dışlananlar, yurdundan kovulanlar arasında,.


 


Bu kavga ülkeyi yıllardır tek başına sahiplenen ırkçı, kafatasçı, ülkeyi oluşturan insanları yok gören zihniyet ile kendini kanıtlamaya çalışan insanlar arasında,


 


Bu kavga dini inançları nedeniyle dışlananlarla onları onları öcü görenler arasında,


 


Bu kavga kendini Kemalist-ilerici gören ve yıllardır ülke nimetlerinden tek başına nemalanan, ülkeyi yöneten  zihniyet ile ezilen ve yok sayılan insanlar arasında,


 


Bu kavga dilleri ve kültürleri yok sayılan insanlarla tek tip insan yetiştirmeye çalışanlar arasında,


 


Bu kavga ülkesini emperyalizme karşı sömürtmek istemeyen insanımızla yabancı devletlere ülkemizi peşkeş çektirmek isteyenler arasında,


 


Bu kavga ülke kaynaklarını yıllardır emen İstanbul sermayesi ile kendini kanıtlamaya çalışan Anadolu sermayesi arasında,


 


Bu kavga büyükşehir insanları ile varoşlara hapsedilmiş insanlar arasında,


 


Bu kavga ezilen, sömürülen, bir avuç maaşa hapsedilen emekçilerle onlara bu reva görenler arasında,


 


Bu kavga fikirlerinden dolayı dışlananlarla yeni fikirlere açık olmayan dar kafalılar arasında,


 


Bu kavga,


 


Bu kavga,


 


Bu kavga … yaşanıyor.


 


Nereye varacak bu kavga? Unutmayalım ki hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Hepimiz aynı gemideyiz. Bu kavgalara son verip beraberce insanca birbirimize saygı duyarak yaşamaya mecburuz. Yoksa belki de hiçte istemediğimiz bir hale geleceğiz. Belki de mazaallah Türk tarihine yeni devletler ilave edip sonunda yok olacağız. Bunu mu istiyoruz? Asla asla, asla. O zaman aklımızı başımıza alıp kendimize gelelim. Dünyanın hiçbir ülkesinde bizim gibi birbirini yiyen başka bir millet var mı?.


Bu yazi toplam 6444 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari