Dikkat Dikkat Aramızda Hasuuut Var!!!
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015

Hasutluğun yani çekememezliğin geçmişi insanlık kadar eskidir hatta insanlık yaratılmadan öncesine kadar gider. Hasutluk ilk defa yüce Allah’ın “ben bir halife yaratacağım, sizde ona saygı duyacaksınız dediğinde şeytanın “beni ateşten onu ise topraktan yarattın, ben ondan daha üstünüm demesiyle başlar. Dünyada insanoğlunun ilk çekememezlik olayı yani hasutluğu Habil ile Kabil arasında gerçekleşmiş ve bu olayda ilk kez kardeşkanı dökülmüştür.

Hasutluğun kimseye faydası yoktur ama insanoğlu öfkesine ve nefsi duygularına hakim olamadığından şeytanın diklenmesini ve onu örnek almasıyla hasutluğu tercih eder. Diğer bir tanımıyla hasutluk, gücünün yetmediği karşı tarafı beğenmeme ve onun gösterdiği gayreti ve oluşumu bozguna çevirme işidir.

Bir işin oluşmaması bir yerin gelişmemesi, bir yerin sorunlarla dolması, o yerde hasut sayısının çok olmasıyla alakalıdır.

Hasutluk kötü, rekabet ise iyidir diyebiliriz. ?kisinin yanlış anlaşılmaması farklılıklarının iyi analiz edilmesi gerekir. Hasutluk bir şey yapamama olarak göze çarparken, rekabet ise yapılmak istenen işin en iyisini yapabilme olarak karşımıza çıkar.

Rekabeti sevenler gelişir, hasutluğu tercih edenler ise geriler. Hatta konuyla ilgili Arapçada güzel bir söz vardır. “el hasut mayzut” hasut olan büyümez, gelişmez manasına gelir bu cümle.

şanlıurfa’mız öyle güzel bir memleket ki kıymetini bilmiyoruz. Bunun farkına varabilmeniz için imkânınız varsa ya yurtdışına gitmeniz veya şehir dışına çıkmanız lazım. Bende şanlıurfalıyım ve memleketimi çok seven biri olarak maalesef bu şehrin hak ettiği yerde olmadığını görüyorum. Tabi bu güzel şehrin bu durumda olmasında bir kaç sebep yatıyor. Eğitimsizlik tabi bununla birlikte hasutluk ve birlikteliğin olmaması, kenti gösterecek markaların olmaması, girişimcilerin olmaması.

Bir de madalyonun diğer yüzü var. Gizli zenginimiz çok ama fakirimizde çok. ?nsanlar gerçekliği bir tarafa bırakmış, her şeyleri gösteriş olmuş. Zenginlerimiz hep gizli. Bütün lüks arabalar, güzel yaşantılar, yatırımlar genelde Urfa dışında. Neden olduğunu araştırdım, sordum. “Ben Urfa’da BMW veya Mercedes’le dolaşırsam hasutlar beni rahat bırakmaz, göz değer. Başım belaya girer” cevabını aldım.  Bu kanı maalesef % 70-80 gibi büyük bir orana sahip.  Kişiler gizli değil de gerçek şekilde yaşasa ve yatırımını burada yapsa bunca sorun ortadan kalkmaz mı sizce?

Bence artık hasutluğu bırakalım, rekabet ortamına geçelim. Etrafımıza güller gülücükler atalım, insanlara yardım edelim, gizli zengin olacağımıza memleketine yatırım yapan duyarlı vatandaşlar olalım. Bu nu yaparken de nazar değer, göz değer gibi düşünceleri bir tarafa bırakalım. ?şveren olmaya çalışalım.

Urfa’mız maalesef üzülerek söylüyorum % 10 kafa çalışıyor, % 90 göz çalışıyor. Bir şey üretmek yerine, rekabet ortamını oluşturmak yerine birbirinin önüne set çekmeyi kendine görev sayıyor. Bırakalım artık bunları birbirinin önünü kesmeye çalışan bir millet olarak anılmayı değil de birbirine destek veren yeniliklere öncü olan bir halk olarak anılmaya çalışalım. Bu uğurda emek verelim.

Unutmayalım, Allah kişinin niyetine göre verir. Biz kullar olarak görevimiz ona güvenmek ve çalışmak.

Evet, artık çalışma zamanı, yeniliklere imza atmak dönemi, hoşgörüyü ve sevgi ortamını hayatımızın her alanına nüfuz etme anı, hadi gelin bir ilki yapalım ve önümüz açılsın.çünkü aramızda artık bu yok!!!

Dikkat dikkat aramızda hasuuut kalmadı…


Bu yazi toplam 2803 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163