Doğuluyum Diyebiliyor Musunuz?
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015

Bildiğiniz üzere Türkiye 7 bölgeden oluşmaktadır. Birbirlerini en iyi şekilde destekleyen ve “bölge milliyetçiliği” yapan bölgemiz de Karadeniz Bölgesidir. Maalesef birbirine destek veya birbirinin menfaatini savunma noktasında en fakir bölgemiz  de Güneydoğu Anadolu Bölgesidir.

Bu sebeple de biz Güneydoğu halkı olarak maça 3-0 yenik durumda başlıyoruz. Birinci golü terör, ikinci golü töre, üçüncü golü ise maalesef medyadan yiyoruz. Dünyanın en eski yerleşim birimlerini barındırmamız, tarih, turizm, yer altı ve yer üstü zenginlikler dolu olan bölgemizi tanıtma veya pazarlama noktasında yetersiz kalıyoruz. Dünyanın en eski yerleşim birimi olduğumuz halde, onlarca Peygambere ev sahipliği yaptığımız halde, kötü anlatımlar ve kötü tanıtımlar sebebi ile maça dezavantajlı bir şekilde başlıyoruz. ?nsanların gözünde kötü bir izlenim bırakan bölgemiz, görgüsüz, kaba ve anlayışsız insanlar topluluğu olarak anılıyor.

Peki sormak istiyorum; bölge olarak bizim hiç mi güzel bir yanımız yok?

Bir Rizeli, Giresunlu veya Trabzonluya “nerelisiniz” diye sorduğunuz zaman, önce “Karadenizliyim” sonra da “Trabzonluyum, Rizeliyim vs.” cevabını alırsınız.

Bu örnek bizlere neyi gösteriyor? Biliyor musunuz?

Birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde yaşayan iller, bölgeler veya ülkeler, başarı yolunda muvaffak olmaya hak kazanmışlardır.

şimdi tekrar sormak istiyorum; güneydoğu halkı olarak birisi size “nerelisiniz” dediği zaman, “Güneydoğuluyum” diye mi? yoksa, “Suruçluyum, Siverekliyim, Hilvanlıyım” şeklinde mi cevap veriyorsunuz?

Acaba neden bizim halkımız önce bölgesinin veya önce ilinin ismini söylemek yerine, kendi ilçesinin adını söylemeye ihtiyaç duyuyor? Neden öncelikle şanlıurfalıyım demek yerine, ilçe isminden başlamayı tercih ediyor?

Hasılı Karadeniz halkı ile aramızdaki en büyük fark, onların “biz”, bizlerin ise “ben” şeklinde düşünüyor olmamızdır. Benlik ve enaniyet içimize o kadar işlemiş ki; bu yüzden kendimizi geliştiremiyor, sanayi ve turizm noktasında yetersiz kalıyor, kıskançlık ve haset gibi olumsuz meziyetlere sahip oluyoruz.

Bir ayrıntının daha altını çizmek istiyorum; dikkat ettiniz mi hiç? Türkiye’de Bakan, Bürokrat veya Devlet dairelerinde üst düzey yöneticilerin büyük çoğunluğu Karadeniz halkından oluşmaktadır. Bu konumda bulunan isimler arasında Güneydoğulu birilerine rastlamamız çok zordur. ?şte Güneydoğu halkının bu noktada da zayıf kalmasının yegane sebebi, birbirlerini desteklememe yada birbirlerine samimi bir şekilde yaklaşmama duygusundan kaynaklanmasıdır.

?şte benim bölgemin yeterince tanıtılmıyor olması, insanlarının birbirlerine destek vermiyor olması, bu bölgeyi gün geçtikçe daha da tüketmiştir.

Medeniyetlerin beşiği konumunda olduğumuz, güzel huy, temiz ahlak ve misafirperverlik gibi menfaatsiz bir sevginin kaynağı olduğumuz, medya tarafından yeterince anlatılamamıştır.

Viranşehir’in küçük bir bölgesinde olumsuz bir olay cereyan ediyor, bütün Ulusal kanallar bu olayı şanlıurfa’nın tümüne mal etme noktasında birbirleri ile yarışıyor. Bakıyorsunuz aileler arasında bir gerginlik vukuu buluyor, “aşiretler birbirine girdi” şeklinde manşetler atılarak, şanlıurfalılar kötülenmeye çalışılıyor.

Yada Türkiye’nin en ünlü sanatçılarından ?brahim Tatlıses, ekran karşısına çıkarak “ben mağarada doğdum” şeklinde açıklamalarda bulunduğu zaman, herkesin aklına “acaba şanlıurfa mağaralardan ibaret bir şehir mi? Orada bina var mıdır?” şeklinde bir izlenim bırakıyor. Bu şekilde güzelliklerimiz ve tarihi değerlerimiz yine geri planda kalmış oluyor.

Dedim ya; bölge halkı olarak maça 3-0 yenik başladık diye…

?şte bu yazımda da şanlıurfalıların bu kötü imajını düzeltmeyi, Güneydoğu halkının gerçekten de beyefendi , hürmetkar ve sevgi dolu olduğunu dile getirmeyi temenni ettim. 

Değerli okuyucularım; bu talihsiz bölgeye gelen vurdu, giden vurdu…

Hep diyoruz ya, “bu memleket sahipsiz, bu memleket kimsesiz” diye…

?şte kendini bilmeyenler tarafından sömürülen bu kimsesiz bölgenin, gelin kimi kimsesi biz olalım.

Biliniz ki; artık “benlik” değil, “bizlik” zamanıdır. Ve isterseniz artık soranlara, gönül rahatlığı ile “Güneydoğuluyum veya şanlıurfalıyım” diyerek, bu birlik ve beraberlik tohumunu birlikte ekelim.

Kalın sağlıcakla…


Bu yazi toplam 2571 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163