Egemenlik Kayıtsız şartsız... Kime Ait ?
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015


Heryerin bir sahibi bir yetkisi vardır. Peki Türkiye'de egemenlik kayıtsız şartsız kime aittir?

Bir ailede söz sahibi babadır, bir iş yerinde söz sahibi patrondur. Bir yerde çalışıyorsanız oranın sahibi müdürdür. Bir ilin söz sahibi mülki idari sorumlusu vali, bir ülke demokratik ise başbakan, kraliyet ile yönetiliyorsa kraldır. Demokratik ülkenin belirleyici söz sahibi, TBMM'nin de beyan ettiği gibi egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. O halde herşey millet ve halkımızın hizmetinde olmalı, insanlarımız değerli, yaşadığımız ülke kültürel dil zenginliği ve tarihsel yapısıyla dünyada önemli bir yere sahiptir.

Kürdü, Türkü,  Arabı, Alevi, Sünni ve sayamayacağım birçok dil ve kültürler içerisinde bizi birleştiren birbirimize kaynaştıran en büyük sebep iman , ?slam  aşkı ve ülke vatan sevgisidir. Eğemenlik kayıtsız şartsız millettin ise egemenlik kayıtsız şartsız herşeyin sahibi Allah'a aittir. Eğer herşey yüce Allah'a ait ise bizde yüce Allah'ın hoşuna gidecek, iş ve gayretler içerisnde olmamız gerekmektedir.

Koltuk, mevki, şan, şöhret gibi geçici işler yapmak isteyen varsa, bir kendi kendini sorgulasın, yüce yaratan mevlasını sevsin, sonra da insanları sevsin... Zira ALLAH Güzel iş yapan ve çalışkan insanları sever...

Kork! Allah'tan korkandan, korkma Allah'tan korkmayandan...

Türkiye önemli bir seçim sürecinden geçti. 12 Haziran 2011'den sonra meclis milletvekillerini seçti. Herşey millet için ise, milletvekilleri milleti temsil ediyorsa, o halde halkın hakkını savunmalıdır. Yine milletin sorunlarını sözleşmeli anayasa ile hakların ve sorun çözümlerinin adresi TBMM ise Türkiye tarihinde ilk defa seçilen milletvekilleri yemin etmemekle tanıştı. Bdp ve Chp milletvekilleri meclisi boykot etti.

Peki bu doğru mu?

TBMM çözüm yeridir, sorunların çözüldüğü adrestir. TBMM'de yemin etmemek için milletvekili iseniz, 'bizim isteklerimiz yerine gelmedi, bizde sizden aldığımız yetkiye rağmen yemin etmiyoruz' diye millete söylediniz mi? O halde halk sormaz mı boykutculara; siz bizden aldığınız yetkiye rağmen Meclisi nasıl boykot ediyorsunuz? diye. Tabiiki halkın ve siyasi bir partinin seçtiği kişiler YSK tarafından kabul edilmesi dakat mahkemenin red kararı vermesi tartışılır bir durumdur. Fakat şimdi Türkiye'nin en koklü partisi olan CHP 'sizden aldığımız yetkiye rağmen Türkiye'nin karşısına yemin etmemek için boykot ediyorum' diye kendini nasıl savunacak?

Bu aritmetik hesaplamalar gözönüne alınacak olursa, MHP'nin anayasa değişikliğinde AK Parti'ye destek vermesi en yeririnde davranış olacaktır. CHP'nin birkaç kişinin talebi ile boykot uygulaması, 11 milyon seçmenin iradesini hiçe sayacağından CHP'de kırılamalar yaratacak, boykot yanlısı-boykot karşıtı diye iki gurup doğurmuş olacaktır. BDP'nin boykot kararına gelince; almış oldukları bu karar BDP için pek önem teşkil etmemektedir. Güneydoğu Anadolu bölgesindeki kemikleşmiş BDP oyları, boykot kararının devam etmesi halinde de, boykot kararının iptali halinde de partide oy kaybına sebebiyet vermeyecektir.

Çünkü unutulmamalıdır ki 2007 de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde ANAP ve DYP'nin yapmış olduğu hata halk tarafından tespit edilmiş be bu partilerin baraj altında bırakılmalarını sağlamıştır.

Gel gelelim yeni anayasanın belirlenmesi için tüm kesimlerin fikir ve görüşleri önemli. O yüzden diyorum lütfen TBMM 'ye gidin ve halkınıza söz verdiğiniz gibi bütün Türkiye'ye ve dünyaya birlik beraberlik mesajı verin ama fikirlerinizi ve görüşlerinizi savunun. Eksik tarafları tüm kamuoyunun önünde tartışın ve halkınızı savunun ama lütfen Türkiye'yi kaosa ve huzursuzluğa sürüklemeyin. Diyaloga  geçin ve  görüşmelere açık olun. unutmayin ki; Egemenlik kayıtsız şartsız milletin ise herşeyin sahibi yüce Allah'tır. Sorumluğunuzu bilin ve sorunların çözüm için de açık olun.

Ve lütfen herşeyin diyaloğla çözüldüğünü unutmayın...     



Bu yazi toplam 2814 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163