Eğitimde akademik başarı
HAMİT DERMAN
HAMİT DERMAN
01-08-2015

Eğitimde akademik başarı açısından ilimiz neden ilk sıralarda değil? sorusuna çok farklı cevaplar verebiliriz.İlimizdeki eğitimde başarısızlığın en büyük nedeni bana göre  aşırı nüfus artışı ve bu artışın ortaya çıkarmış olduğu olumsuzluklardır.


    İlimizin nüfusuna her yıl ortalama 60 bin çocuk katılmaktadır.Bu durum yılda bir çok Avrupa ülkesinde  1 yılda doğan çocuk sayısından fazladır.Bu her yıl 1. sınıfa 60 bin çocuğun başlaması demektir.


Aşırı nüfus artışı Urfa’nın eğitim sorununu konuşurken çok ciddi ve büyük bir sorun ile karşı karşıya olduğumuz demektir.Bu sorun mahalli imkanlarla çözülecek bir sorun değildir.İster kabul edelim ister etmeyelim. Urfa da nüfus artışı bir de son zamanlarda Suriye iç savaşının etkisiyle artan mülteci göçünü de katarsak  eğer olumlu bir şekilde kontrol edilmez ise çok büyük ve tehlikeli bir sorun olarak karşımıza  çıkacaktır.İlimizdeki hızlı nüfus artışı eğer olumlu bir yöne kanalize edilmez ise gelecekte sokaklarımız tinerciler , sokak çocukları ve çocuk yaşta  hırsızlarla dolacaktır.


     Yine Urfa'mızdaki bazı velilerin çocuk yetiştirmede göstermiş oldukları kötü yaklaşımlar beni endişelendiren diğer önemli bir sebeptir. Bazı velilerin çocukları daha ilkokul yaşlarından itibaren gelir getiren bir meta olarak görmesi ve çocukların emeklerini sömürerek daha küçük yaşlarda çok ağır bir yükün altına atmaları benim çocuklarımızla ilgili endişelerimi artıran diğer bir husustur.


Kendisi kahvehanede oturup oyun oynarken küçük çocuk  pazarda ya el arabası ile çalışıp ya sokakta ayakkabı boyacılığı yapmakta yada daha kötüsü mikrop saçan çöp konteynırları arasında çöpleri karıştırıp hurda eşya aramaktadır.


Şimdi bunları nereden biliyorsun? diye soran olabilir.


Evet bu olaylara bizzat şahit olmuş birisi olarak bu örnekleri veriyorum.Görevinin birkaç yılını bu tür veli profilinin ağırlıkta olduğu ,sömürülen  çocukların yaşadığı bir mahallede geçirmiş ve birçok olumsuz olaya şahit olmuş birisi olarak yazıyorum.


Bu mahallede  görev yaptığım süre içinde bu tür işlerde çalışan  birkaç öğrencimin elem veren ölüm acısını yaşadım.Kimisi pamuk tarlasına ırgat olarak giderken yolda  kaza geçirdi vefat etti, kimisi fırıncı çırağı olarak çalışırken asansör boşluğuna düşüp hayatını kaybetti.


        Maalesef çevremizde İnsanın içini acıtan bir çok durumla karşılaşıyoruz.Son zamanlarda özellikle uyuşturucu madde kullanımı almış başını gidiyor.İşin acı tarafı da yetkililerin açıklamalarına göre  uyuşturucu kullanan çocukların hep maddi yönden sıkıntı yaşayan sorunlu ailelerin çocukları olmasıdır.


 Çocukların en masum olduğu ve oyun oynayıp koşmaları gereken yaşlarında hayat oyununun en acı rolünü oynamaları çok acı bir durum.Bu durum toplumumuz için yüz karasıdır.Bu çocuklar sıradan her çocuk gibi çocukluklarını yaşamalıdır.Bu çocuklarımızın topluma yararlı birer birey haline gelmesi için hepimizin bir şeyler yapması gerekir.


        Evet devlet  büyüklerimizin ve özellikle eğitimcilerimizin bu çocukların topluma kazandırılması için çok çaba göstermesi gerekiyor.Bu çocuklarımızı sokaktan kurtarmamız gerekiyor.Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır.Çocuklarımızı topluma kazandıracak ve yararlı birey haline getirecek projelere kafa yormalıyız.Yoksa yarın bu çocukların yapacakları yanlışlıkları düzeltmek için çok ama çok projeye kafa yoracağız.Fakat o zaman çok geç olacaktır.


 


Bu yazi toplam 1236 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari