Halinize şükredin ve Samimi Olun
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015

Toplumumuzda birçok insanımızın hayali para sahibi olmaktır. ?nsanımızın önemli bir kısmı herkes tarafından tanınmayı, büyük mevkilerde olmayı ve bütün meselelerde son söz sahibi olmayı arzular.

şimdi lütfen biraz tefekkür edip çocukluk yıllarınıza gidin. ?lköğretim ve lise yıllarınızı bir hatırlayın. O zamanki ortam ile şimdiki ortam bir mi? Eski yaşantı ile şimdiki yaşantı bir mi? Hatırlayın ki o zaman bilgisayar, telefon bile lükstü, herkeste bulunmazdı… şimdiki kadar lüks bir yaşam ve teknolojik anlamda bolluk yoktu. Az bir harçlıkla, yevmiye ile (az miktardaki paralarla) günümüzü huzur ve mutlulukla geçiriyorduk. O zaman aldığımız azıcık para ile büyük hayaller kuruyorduk paramızın o hayallere yetmeyeceğini bilerek ama yine de mutluyduk çünkü hayallerimizi hırs aracı yapmıyorduk.

Eskiden yamalı elbiseler giyerdik ya şimdi öyle mi? Artık gömlek, kravat, elbise uyum sağladı mı diye kendimize bir özeniyoruz ki sormayın gitsin. Eskiden bir oyuncak sahibi olabilmek için aylarca kumbaramızda biriktirdiğimiz parayı, hevesle ve değerini bilerek harcıyorduk.

Biz çocukken büyüklerimiz sorardı: “Büyüyünce ne olacaksın?” diye. Biz de hayalimizdeki meslekleri söyler ve o meslekle ilgili hayaller kurardık.

Eskiden kıtlık- darlık vardı. Evet, kıtlık- darlık vardı ama çok şükür ki kanaat da vardı. Herkes şükretmesini biliyordu.  şimdi ise bolluk ve her şeyde israf var.

Eskiden samimiyet, huzur, sevgi ve saygı vardı. Günümüzde ise her şey menfaate dönmüş, içimizde çok büyük para ve koltuk hırsı var.

Yüce Allah’ın ayetiyle de bizi ikaz ettiği  “Yiyiniz içiniz ama israf etmeyiniz” emrini bir anlayabilsek eski günlerimizin huzuruna kavuşacağız.

Ülkemizde nimet çok, duyarlı insan da çok ama paranın hakkını herkes vermiyor. Herkes, Allah’ın emrettiği zekâtı hakkıyla verirse o zaman memlekette sosyal adalet kendiliğinden sağlanmış olur. Fakir- fukara kalmaz.

Bizler şükreden ve kanaatkâr insanlar değiliz. Sabreden kullar değiliz. Bilip- bilmeden konuşan, her işe burnunu sokan, araştırıp incelemeden ani kararlar veren ve tembel olan insan sayısı her geçen gün artıyor. Biz nasıl Müslümanlarız anlayamıyorum. Uğraşmamız gereken o kadar önemli iş varken maalesef önemsiz ve ehemmiyetsiz işlerle eğlenmeyi, gırgır- şamata yapmayı çok seviyoruz. Sorarım, Allah aşkına! Kaçımız Kur’an-ı Kerim’i Türkçe okuyup anlamaya çalışmışız? Kur’an-ı Kerim’in hayatımızdaki yerini anlamak adına ne yapmışız? Ya da şöyle sormalı: Kur’an-ı Kerim hayatımızın neresinde duruyor? Sadece duvarlarımıza astığımız bir süs mü yoksa hayatımıza yön veren temel prensipler bütünü mü? Lütfen herkes kendini sorgulasın. Bilinsin ki “iyilikler Allah’tan, kötülükler nefisten gelir”

Herkes parasının ve bulunduğu işin kıymetini bilsin ve hakkını versin. Çevrenizin dediğine değil vicdanınıza bakın. Unutmayın ki halktan ve Haktan kaçan kişi hakkı yerine getiremez ve haksızlık yaptığı vakit elbet bir gün haksızlığa uğrayacaktır. Zulmeden zulme uğrar. Patronsanız işçinizin hakkını verin. Zenginseniz fakirin sizin üzerinizde hakkı olan zekâtı mutlaka verin. Yöneticiyseniz insanlara yukarıdan bakmayın, bakışlarınız çevrenize korku salmasın. Mütevazı ve insancıl bakın ki Allah’ın rahmeti sizin için de bol bol tecelli etsin.

?nsanları sizden uzak tutacak tavırlardan kaçının, insanlara tebessümle yaklaşın ve muhtaç insanlara gücünüz nispetinde yardım edin.

 

Unutmayın ki her kim olursa olsun, Allah ona bir iş nasip eder. Allah, çalışana verir. Tembellik edip, gözü dışarıda olup insanlardan medet umulacağına kanaat edip Yüce Mevla’dan istenmeli ve “Rabbim hakkımda hayırlısı ne ise onu bana nasip eyle” mealinde dua etmeliyiz.

Sizlere yaşanmış bir hikâyeyi anlatmak istiyorum

Zamanında Mısır’da sütçülükle uğraşan Numan isminde bir kişi her namazının ardından

“Ya Rabbi, hayırlısı olacaksa bana bir çocuk nasip et de Kur’an-ı Kerim’i öğrensin, her zaman Rabbinin yolunda dua ve zikir eden bir kul olsun” diye dua edermiş.

Çünkü kendisinin okur- yazarlığı yokmuş. Kur’an- Kerim’i okuyamıyormuş. Oğlu olursa ilim ehli olmasını istermiş.

Bir gün Yüce Allah, Numan’a çocuk nasip etmiş. Çocuk büyümüş 7- 8 yaşlarında babasına “Müjdeler olsun ki Kur’an-ı Kerim’i hatim ettim”  demiş.

Numan o gün mutluluğundan elindeki en büyük sermayesi olan deveyi hiç tereddüt etmeden hocasına hediye etmiş.

Deveyi hocaya hediye edince satacağı sütü omuzunda taşımaya başlamış.

Hanımı da onu “Oh olsun sana. Ne diye deveyi hocaya verdin. Sütü omuzunda taşımak sana müstahaktır” diyerek azarlarmış.

Bir gün Numan’ın rüyasında bir ses “Numan, yattığın yeri kaz” demiş. Numan bu rüyayı umursamamış ama rüyayı art arda üç gece görünce eline kazma kürek alarak yattığı yeri kazmaya başlamış.

Hanımı ona “Numan, ne yapıyorsun, devemizi verdin bir evimiz kaldı onu da başımıza mı yıkacaksın” demiş. Numan gördüğü rüyaları anlatmış.

Bir mezar boyu kadar kazdıktan sonra bir küp altın bulmuş. Bunun üzerine hanımı, Numan’a sarılıp onu öpmüş. “Zaten ben senin Allah’ın sadık kulu olduğunu biliyordum, zengin olduk” demiş.

Numan da hanımına “Ben bu altınları sana vermem. Ya bizden önce bu altınlar yetim ve kimsesiz birilerininki ise ne yaparız, ben bu altınları valiye götüreceğim” demiş.

Gitmiş valinin sarayına. Üstü başı uygun olmadığından valiliğe girmesine müsaade etmemişler.

Valinin fedaisi valiye “Efendim dışarıda elinde küp olan biri sizi görmek istiyor” demiş.

Vali Numan’ı içeriye aldırmış. Derdini sormuş. Numan da, küpün içindeki altınları göstererek Validen altınların sahibini bulmasını istemiş.

Vali küpün içinden birkaç altın alarak üzerindeki yazıyı okumuş.

Numan’a sormuş “Numan kim?”

Numan “Benim” demiş.

Vali “Bu altınların üzerinde ne yazıldığını bilmiyor musun” demiş.

Numan, okur- yazar olmadığını belirtmiş. Vali hemen Numan’ın elini öpmeye çalışmış.

Numan “Estağfurullah” demiş.

 

Vali, Numan’a “Bak, bu altınların bir tarafında bu altınlar Numan’a aittir, diğer tarafında ise Kur’an-ı Kerim’i yücelttiğinden dolayı Allah’ın hediyesidir yazıyor” demiş.

Yüce Rabbim bizi de samimi insanlardan eylesin.


Bu yazi toplam 3941 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163