Kimse Yok Mu...?
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015


Bir kapıyı çaldığınızda, karanlıklar içerisinde kaldığınızda, sessiz ve sedasız bir ortamda haksızlığa uğradığınızda, deprem sel ve doğal afetlerdeki seslenişinizde bile insanın aklına gelen tek cümle "kimse yok mu?"

'Belki bir yardım eli, belki de bir kucak dolusu sevgiyle gönüllere seslenecek bir kurtarıcı edası ile halkın sesini ve haykırışını duyan, istek ve arzularını yerine getirecek saygıdeğer yöneticilerimizden kimse yok mu?' sorusuna yanıt bekleniyor...

Farkındayım; defalarca aynı sözü kullandım 'maalesef şanlıurfamızda birlik ve beraberlik yok, kurumlararası diyalog yok, belki kişisel başarı var ama samimiyet yok, şanlıurfamızın önünü açacak projelerden, acil eylem planlarından hiç kimsenin haberi yok...'

 Aslında 'az olsun benim olsun' mantığından kurtulup, 'çok olsun bizim olsun' sloganı ile hareket etmemiz gerekiyor. Yönetici ve idarecilerimizin özellikle bölge insanının geneline hitap edecek hizmetler yapmalarını, dar düşünmemeleri gerekmete, vizyonu geniş, halkın dilinden anlayan, halkın ne isteğini bilen, samimi ve dürüst idealist insanlara ihtiyacımız bulunmmaktadır.

Başta şanlıurfa ve Türkiye'nin merakla beklediği milletvekili aday isimlerinin 11 Nisan tarihinde belirlenmesi, tüm toplumun merakla beklemesine sebep oldu.

Peki 11 N isan'dan sonra ne olacak? Kimler küsecek, kimler memnun olacak?

11 Nisan'ın önemi benim yanımda çok büyüktür. Çünkü bu tarih bana 4 şeyi çağrıştırır.

1)      şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluş tarihi

2)      Kanal Urfa'nın resmi açılış tarihi

3)      Milletvekilli aday listelerinin açıklanıdığı tarih

4)      Listelerin oluşmasından sonra Bakanlık yapabilecek ismin belirlenmiş olması

Bu tarihten sonra elbette dargınlar be küskünler olacak. Önemli olan halkın istediği listenin açıklanması, beklentileri karşılayacak şahıs isimlerinin telaffuz edilmesidir. Aksi takdirde beklenen isimlerin açıklanmaması ve halkın beklentilerinin karşılanmaması halinde, yine Urfa eski tas eski hamam olacak kalacaktır. Bu sebeple yerel seçimde alınan sürpriz sonuçları unutmamalı ve buna göre bir çalışma yapılmalıdır.

Maalesef üzülerek söylüyorum; hep deriz ya bu memleket sahipsizdir, bu memleketin sahibi yok mu? Diye...' işte sahipsiz memleketi sahiplenmek gerçekten zordur. Çünkü bu yapıdan memnun olan bir kısım insanlar, yeni bir düzen, yenilikçi ve günümüz yapısına uygun olmadıkları vakit, demokrasiden uzaklaklaşarak, herkesin aynı hak ve hukuka sahip olduğunu kabul etmezyeceklerdir. Çünkü ben bunun ne kadar zor olduğunu çok iyi bilenlerdenim. Yaptığımız bazı haberler ve kaleme aldığımız bazı yazılar yüzünden tehdit ve zorbalıkla karşılaşıyorum. Fakat bu düzenin değişmesi için dik durmak, mantıklı hareket etmek zorundayız. Çünkü sorumluluğumuzun bilincindeyiz.

şanlıurfa'da aşiret sisteminin mevcut olması, bir yandan iyi, diğer yandan kötüdür. Unutulmaması gerekir ki; 'zalimlikle hükmedilen yerler, hüsran ve zulüm ile biter' ve unutulmamalıdır ki; bizim toplumun farklı bir özelliği daha bulunmaktadır. Yine üzülerek söylemek istiyoum toplumumuz zalim ve zulmeden kişilere hürmet ediyor. Acaba neden? Diyorum ve yanıtını size bırakıyorum.

şanlıurfa'da Sivil Toplum Örgütleri yeterince güçlü ve bağımsız değil. Herkes bir kesimi veya bir düşünceyi desteklerken, hiç kimse memleketin menfaati için bağımsız ve dik duruş sergileyemiyor.

Kimse yok mu? Zalim ve zulmedenleri susturacak...

Kimse yok mu?sahipsiz memlekete sahip olacak...

Kimse yok mu? 1-2 dönüm arazi için birbirinin kanını akıtan cehalete son verecek...

Kimse yok mu? şanlıurfalı bir bakanımız olsun diye sesini yükseltecek olan...

Kimse yok mu?  Eğitime önem verecek olan ve gelecek kuşakları yetiştirmek isteyen...

Kimse yok mu? ?şsizliğe çözüm bulan, aş, iş dağıtan...

Kimse yok mu? Fakir fukarayı düşünen, güçlünün değil, haklının yanında yer alacak olan...

Ve kimse yok mu? Urfa'nın hakkını ve projelerini mecliste konuşup, halkın sesi olacak, milletvekiliğini zorbalık ve ihale peşinde koşmak için değil, hizmet yapmak için yemin edecek...

Sözlerimi bir fıkra ile bitirmek istiyorum;

Karadenizlinin biri eve giderken rüzgar sert bir şekilde vurmuş ve adam uçurumdan düşerken bir ağaca sarılmış. Adam sesi kısılıncaya kadar hep aynı şeyi bağırmış 'kimse yok mi? Kimse yok mi? Kimse yok mi?...' 3-5 saat derken sabaha kadar 8-10 saat geçmiş. Adamın sesi kesilmiş ve ordan bir melek seslenmiş ve adam ürkmüş;

-yüce Rabbinin hoşuna gittin. ?syankar olmadığın için seni cennetine koyacak. Çünkü bir tek kimse yok mu? Dedin. Yüce Rabbin de sesini duydu. Hadi gel atla seni cennetine koyacak.

Adam biraz durur ve şöyle der;

-Başka kimse yok mi?...

"Kalın sağlıcakla..."



Bu yazi toplam 2611 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163