ORTADOĞU'NUN ESARET FERMANI '' SYKES-PİCOT ANTLAŞMASI ''
HAMİT DERMAN
HAMİT DERMAN
01-08-2015

 


Geçen gün Şanlıurfa Dost Meclisi Derneği olarak Suriye'den gelen mülteci kardeşlerimizi hem ziyaret etmek hem de yanımızda götürdüğümüz  çeşitli yardım malzemesini  onlara vermek için Suruç'a gittik.


Orada gördüğümüz manzara bizi derinden etkiledi.Çünkü binlerce insan evini barkını bırakarak ölümden kaçmış.Hepsinin gözlerinde bir ümitsizlik ve hüzün vardı.Hele çocukların halini görünce üzülmemek elde değil.Çünkü savaştan  en çok etkilenen çocuklardır.Çocukların gözlerinde o korkuyu ve hüznü görebiliyorsunuz.Evet savaşlar çocukların ruh aleminde büyük yıkımlara sebep oluyor.Çocukların oyuncakları kurşunlar,şarapnel parçaları  oluyor.


Orada Suriye'den gelen kardeşlerimizle sohbet etme fırsatımız oldu.Bu sohbet sırasında dikkatimi çeken bir şey oldu.Oda şudur.Araplara göre Aynel Arap Kürtlere göre Kobani den gelenler  yalnız Kürtler değil.İçlerinde Araplar ve Türkmenler vardı.Bunun nedenini sorduğumuzda bize verilen cevap manidardı.Biz İŞİD'den kaçıyoruz.İŞİD hiç  ayırım yapmıyor.Herkesi öldürüyor.Kendileri gibi düşünmeyenlere hayat hakkı tanımıyor.


Suriyeli kardeşlerimizin durumu bizi üzmüş olsa da devletimizin ve STK'lerin bu mazlumlara yapmış oldukları yardımlar ve insani duruma olumlu bir şekilde müdahale etmeleri bizleri sevindirdi.Çünkü orada devlet bütün kurumları ile misafirlerin yaralarını sarmaya ve onlara  için uygun ortam hazırlamaya çalışıyordu.


Ziyaretimizdeki izlenimlerimizi aktardıktan sonra günümüze kadar etkisi devam eden bu insanların bu hale gelmesinde etkisi olan yaklaşık 100 yıl önce imzalanan Sykes-Picot Anlaşmasını  ve bu antlaşmanın  sonuçlarını size aktarmaya çalışacağım.


Bu antlaşma İngiltere-Fransa arasında imzalandı.Anlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu’nun, Anadolu ve Ortadoğu topraklarının paylaşımını içeren gizli bir anlaşmaydı. Sykes-Picot. Fransa adına François Georges Picot, İngiltere adına ise Sir Mark Sykes’in imza koydukları bir uzlaşı olmasından dolayı, onların adı ile anılan bu anlaşma, Ortadoğu'nun kaderi üzerinde bugüne ulaşan kalıcı etkiler bıraktı.


Mekke Emiri Şerif Hüseyin ise bu anlaşmadan habersiz “Büyük Arabistan Krallığı” hülyalarıyla Osmanlı İmparatorluğu’na karşı isyanını 1916 Haziran’ında başlattı. Bu olay, daha sonra ders kitaplarına girecek, Müslümanlar arasına fitne sokacak ve Batılı güçlerin de kulaklara fısıldadığı “Büyük Arap İhaneti” yalanının temelini oluşturdu. Fakat gerçek çok farklıydı. Bu gerçeği savaşın başından itibaren Hicaz Cephesi’nde ve Medine’de bulunan, Feridun Kandemir, “Medine Müdafaası Peygamberimizin Gölgesinde Son Türkler” adlı eserinde: “Lakin bu isyanın sebebi neydi? Araplar İstiklal mi istiyorlardı? Hayır, Araplar bütün bu harp boyunca Türklerle omuz omuza Çanakkale’den itibaren her cephede savaştılar. Hatta İstiklal Savaşı’mızda Aydın Cephesi’nde, Mehmetçiklerle yan yana Yunanlılarla boğuşarak, canlarını veren Araplar vardı. Ve ilk Cihan Harbi’nde, Araplarla meskun hiçbir yerde, ne Irak, ne Suriye, ne Lübnan, ne Yemen, ne Filistin’de Türklere isyan eden tek bir Arap görülmedi. İsyan eden, sadece Mekke Emiri Şerif Hüseyin’di… Şerif Hüseyin’in bu isyanda kullandığı Araplar da, Hicaz çöllerinde öteden beri göçebe hayatı yaşayan ve talan ile geçinen son derece cahil, dünyadan habersiz fakir fukara bedeviler, yani Urbanlardı. Mekke, Taif, Cidde gibi şehir ve kasabalardaki Araplar isyana katılmadıkları gibi Şerif Hüseyin de zaten bunlardan asker almak teşebbüsünde bulunmamıştı. Urban ve Şeyhleri fakirlikleri dolayısıyla paradan başka birşey bilmezlerdi. Şerif Hüseyin gibi İngilizler de bunu bildikleri için, para gücüyle ancak bunlardan faydalanmışlardı. Ve isyanı sonuna kadar bunlarla yürütmüşlerdi.” Şeklinde ifade etmişti.


Evet yaklaşık yüzyıl sonra sömürgeci devletler yeni  Sykes-Picot Anlaşmalarını çizmek için yeni kuklaları ön plana sürmektedir.Daha önce Şerif Hüseyin'i  '' Büyük Arap Devleti '' yalanı  ile kandırarak piyon olarak kullanmışlarsa şimdide  Ebu Bekir Bağdadi ve IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) yalanı ile kandırılıyor.Mehmet Akif ne güzel demiş :


 Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar.Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi


Kaynaklar:  1- Cevdet Küçük, “Sykes-Picot”, Dia, c.38, İstanbul, 2010. 2-Feridun Kandemir, Medine Müdafaası Peygamberimizin Gölgesinde Son Türkler, İstanbul, 2007


Bu yazi toplam 1469 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari