Sabrınızı Ölçtünüz Mü?
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015

Teknoloji geliştikçe insanın yaşamı da kullandığı materyaller de değişiyor. 300- 400 yıl önce cep telefonu, msn, bilgisayar, araba, trenler vb. gibi şeylerden bahsetseydiniz hiç kimse size inanmayacaktı. Hatta git buradan hayal mi görüyorsun deyip belki sizi yanlarından uzaklaştıracaklardı. şimdilerde ise son model arabalar, en donanımlı telefonlar içinde radyo, tv, kamera, internet olanlarından, hızlı trenler, konforlu uçaklar. Aradan geçen zamanı şöyle bir düşündüğümüzde teknolojinin ne kadar süratli ilerlediğine şahit olabiliriz.

Eskiden bir yerden bir yere gitmek için ya deveniz ya da atınızın olması gerekiyordu ki bir yerden bir yere gidesiniz. şimdi ise uçak, araba, otobüs, gemi ve hızlı trenler devrede. şöyle bir geçmişe gidelim ?stanbul- şanlıurfa arası eski zamanda at, deve ile 20- 25 günde gidiliyordu şimdi otobüsle 18 saat, uçakla 1.5 saat, eskiden mektup ile haberleşme olurdu. Fotoğraflarla anılar tazelenirdi şimdi cep telefonu ile bütün bunları birkaç tuşa basarak hallediyorsunuz. Hatta konuşmak istediğiniz kişiye ulaşamadığınızda “ya durmadan seni arıyorum ama bir türlü ulaşamıyorum diyebiliyorsunuz”. Eskiden telefonla konuşmayı bırakın bağlanmak için bile dakikalarca bekliyorduk.

Düşünün uçak ile seyahat ediyorsunuz uçağınız 1 saat rötar yaptığında kıyameti koparıyorsunuz veya çok sevdiğiniz birisiyle msn de görüşürken internet gidiyor ve küfrü basıyorsunuz. Çok güzel bir film izliyorsunuz tam kendinizi filme kaptırmışsınız en önemli kısımda elektrik kesiliyor o anda moraliniz bozuluyor, sinirleriniz geriliyor. Bu örneklerin sayısını daha da arttırabiliriz. Sayısını ne kadar arttırırsak arttıralım örnekler bizi tek bir ana temaya götürüyor. O da: Teknoloji geliştikçe insanlar rahata alışıyor.

Teknolojinin düzensiz, amacının dışında kullanılması faydadan çok zarar veriyor insana. Nasıl mı? ?nsanoğlunun en önemli buluşlarından biridir ateş. Siz ateşi soba yakarken, yemek yaparken kullanırsanız bu sizin faydanızadır ama onunla evi yakarsanız, ormanı yakarsanız bu sizin zararınızadır.

Birde olayın maneviyat, maneviyatın getirdiği ruhsal etkileri var. Örneğin geçmiş dönemlerde yaşayan insanlar ellerinin altında imkân olmamasına rağmen kanaatkârlardı. Dolayısıyla kanaatkâr olmaları mutlu olmalarına vesile oluyordu. Aç gözlülük, ben merkezli kişilik yapısının yerine biz merkezli yapı daha yaygındı. Halen daha deriz ya nerde o eski komşuluklar. ?şte bunu dememizde yatan sebepte Kanaatkâr ve mutlu olmamızdı. Tabi kanaatkâr olabilmenin yolu da sabırlı olmaktan geçiyor. Sabır beraberinde şükrü getiriyordu ve insanlar imkânsızlıklara karşı dim dik ayakta durabiliyordu. Günümüzde ise bu değerlerin sadece adını duyabiliyoruz sadece dilde söylüyoruz ama uygulamada maalesef sınıfta kalıyoruz. Sahi size sormalı siz hiç sabrınızı ölçtünüz mü?

Uzun lafın kısası umarım bu düşünceme siz de katılırsınız “Eskiden para yoktu ama huzur vardı; şimdi ise para var ama huzur yok”

Saygılar


Bu yazi toplam 2183 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163