Sen Kimin Adamısın?
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015

Son zamanlarda herkes ya birilerinin adamı olmuş veya mecburiyetten adamı olmuş gibi görünüyor…

Peki siz kimin adamısınız?

Herkes birilerine özenir ve sevdiği, özendiği kişileri kendisine münasip gördüğü için örnek gösterir. Ve böylelikle ister istemez o kişinin adamı olmuş olur.

Nasıl mı?

?sterseniz birkaç örnek vereyim; eğer vurucu ve kırıcı bir tipseniz, hemen en ünlü mafya babalarının ne yaptığını araştırır, onlarla tanışma fırsatı kollarsınız. Ya da bir köyde çok sevdiğiniz bir ağa vardır, onun buyruğu, selamı ve hizmeti için adamı olursunuz. Veya bir iş yerinde çalışıyorsanız, ister istemez bu kez patronunuzun adamı olmak zorunda kalırsınız. Veya bir parti liderini seversiniz, bu defa da o saygınlığınız o liderin adamı olmakla pekişir, o parti liderinin adamı olursunuz ve “bende sizdenim” demeye başlarsınız.

şimdi soruyorum; Gerçekten siz kimin adamısınız?

şimdi kiminiz “ben babamın adamıyım” diyecek, kiminiz “hiç kimsenin adamı değilim” diyecektir...

Ama unutmayalım ki; hepimiz bir sistemin adamlarıyız.

Bizi yöneten ve bize istikamet veren her zaman için sistemdir. Biz kendimiz bağımsız, özgür ve kendimize özgü bir fikir sunsak dahi, eğer sunduğumuz fikir sisteme karşıysa veya sistemle örtüşmüyorsa hiçbir önemi yoktur. Yani bağımsız hareket edemezsiniz ve hiçbir şeyi gönlünüzce içinizden geçtiği gibi yapamazsınız.

En başta biz hepimiz Peygamberimiz (sav)’in ümmetleriyiz ve ‘O’ Peygamberin adamlarıyız. Orduda görevliyseniz mecburen komutanlarınızın buyruğuna uymak zorundasınız. Çünkü orada sizin kendi fikrinizin hiçbir önemi yoktur ve sizin bireysel görüşünüze göre değil, o sistemin vereceği talimata göre hareket etmek zorunda kalırsınız. Ya da patronunuzun sizden, sizin hoşunuza gitmeyen bir isteğinin olduğunu düşünelim. O zaman da gerek ekmeğinizin hatırı, gerekse çocuklarınızın geleceği için verilen vazifeyi yerine getirmek durumunda kalırsınız.

Peki sizce bu doğru mudur?

Bu şekilde milletçe yanlış olan bir şeyi nasıl düzeltebilirsiniz?

Her toplumun kendine has örf, adet ve düzeni mevcuttur. Bölgesel olarak düşünürsek; nasıl ki Urfa’nın kendine has bir düzeni varsa, Karadeniz’in de kendine has özellikleri mevcuttur. Yada ulusal düşünmek gerekirse; nasıl ki Suriye’nin ve Çin’in birbirinden çok farklı kanunları ve düzeni varsa, Türkiye’nin de kendine özel kanunları, yönetim sistemi ve kültürel değerleri vardır.

Hasılı şudur ki; biz her ne kadar özgür düşünsek, bağımsız davransak ta, mutlaka bir sistemin adamlarıyız.

Önemli olan sisteme “körü körüne adam olmak” değil, “bireysel olarak mevcut sistemdeki eksiklikleri nasıl giderebilirim? Derdinde olabilmektir.”

O halde size soruyorum; siz kimin adamısınız? Sistemin mi? Kendinizin mi? Yoksa başkalarının mı?...

Saygılarımla…


Bu yazi toplam 2798 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163