SEN NE ZAL?MS?N BE…
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015

            Peygamberlerin ilki, insanların atası olan Hz. Adem (AS), eşi Havva anamızın ısrarı ve şeytanın menfi telkiniyle zakkum ağacından yedikten sonra Yüce Allah, Adem ve Havva’yı cezalandırdı. Onları, cennetinden dünyaya gönderdi ve böylece insanın dünyadaki serüveni başladı. Aslında bu serüvenin başlaması insanın şeytanla olan mücadelesinin de başlamasına vesile oldu.

            şeytanla insan arasındaki mücadele binlerce yıldır devam ediyor. şeytan insanın en zayıf noktalarını biliyor ve mücadelede galip gelmek için insana yaptırmadığı kalmıyor. Allah, bizi nefsimizle savaşabilen ve şeytanla mücadelemizde galip gelen kullardan eylesin.

            şeytanın, günümüz insanlarında yakaladığı en zayıf damar nefis olsa gerek. Nefis insana kötülükleri emreder. Ancak nefsimizi iyi yönde işletir ve nefsimize köle olmaktansa nefsimizi kendimize köle edersek şeytanla mücadelemizde önemli bir adım atmış olacağız.

            Para, şan, şöhret hevesi de şeytanın en az nefis kadar tehlikeli silahlarındandır. Evet, insanoğlunun büyük çoğunluğu günümüzde para, şan, şöhret hayalleri ile yaşıyor. Zengin olmak, söz sahibi olmak, büyük kalabalıklar tarafından saygı ve hürmetle karşılanmak, yığınları arkasından sürükleyebilmek çok kişinin hayalidir. ?şte bu düşünceler nedeniyle insanoğlu, mevcut durumundan çoğu kez şikâyetçi olmaktadır. ?nsanoğlu, huzurun para ile olacağını sanır ve eski insanların sözlerini- kıssalarını unutur. “Huzur ?slamdadır” deyişini aklına bile getirmez. ?nsanoğlu, huzurun ?slam dininde olduğunu hatırlamak bir yana paranın derdinden yanlış ve haram yollara girer. ?şte o zaman para ve makamın hatırına yalan, dolanlar ardı ardına gelir. Para, insana başka insanlar karşısında kıyam ettirir. Bütün kriterler ve duruşlar para ile değişebilir.

            Para kazanmayacak mıyız? Elbette kazanacağız ancak benim vurgulamak istediğim nokta para hevesidir. ?nsanlar tabii ki çoluk çocuğuna helal rızk yedirmek için çalışmalıdır, para kazanmalıdır, kimseye muhtaç olmamalıdır. Hepimiz, günümüzün büyük bir çoğunluğunu bunun için harcıyoruz. Helal lokma için çalışmak en ulvi değerlerden biridir. Yeter ki çalışırken Allah’ın emir dairesinden çıkmayalım. ?şte o zaman helal ve harama dikkat ederiz.

            Helal rızk için çalışmak başka, sadece para için çalışmak başkadır. Yani parayı amaç yaparak çalışmak insanı paraya tapar, para için her şeyi yapar hale getirir. Para değil midir ki kardeşlerin bile arasını açan, baba ile oğlunu birbirine düşman eden, eşi dostu kırmaya sebep olan, yuvaları yıkan, insanı insandan ayıran… Evet, maalesef para insanların arasına mesafe koyuyor. Hatta diyebiliriz ki para dağı bile dağdan ayırıyor. “Nasıl olur da para bir dağı diğer dağdan ayırır” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Para için dağlar dinamitle patlatılmıyor mu? Parçalanan dağlardan elde edilenler kimileri için para oluyor…

            Ah bu para aşkı ah… ?nsanı insanlıktan çıkarıyor, bazen de insanı kılıktan kılığa sokuyor. TV’lerde izliyor, gazetelerde okuyorsunuz: Para için öldürenler, hırsızlık yapanlar, dolandıranlar, yuvasını yıkanlar ve daha niceleri. Bu nasıl bir hırs? Allah aşkına bir düşünün bakalım bu hırsı kim anlatabilir? Elli lira için adam öldürenlerin gözünü nasıl bir hırs bürümüş ki ellerini kana bulayabiliyorlar. Bunun izahı çok zor aslında…

            Peygamber Efendimiz, “dünyanın bütün güzellikleri ile kendisine yakıştığını” söylüyor ve ekliyor: “ama ben dünyaya kıymet vermedim” ?şte biz böyle bir peygamberin ümmetiyiz. Ama ne hikmetse dünyaya kıymet vermeyen bir peygamberin, dünya için hırsla çalışan, dünya ve para için her tür kılığa giren ümmeti haline geldik. Allah, cümlemizi ıslah eylesin…

            Üstad Hazretleri, son asrın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi ne güzel demiş: “Dost istersen Allah yeter. Düşman istersen nefis yeter” Bugünkü toplumumuz ise “para olsun da ne olursa olsun” diyor. Para için insanlar birbirine yaklaşıyor, birbirini satıyor, birbirini kullanıyor. Bu zalim para kardeşi kardeşten küstürüyor, eşlerin arasını açıyor, dostları ve sevenleri birbirinden ayırıyor.

            Yokluğu acı veren, fazlalığı kibir getiren para…

            Bazen derdimize merhem olabilecek para…

            Gösteriş aracı para…

            Ah sen ne zalimsin para…

           

            Nasreddin Hoca’nın meşhur bir kıssası var. Hoca, eski kıyafetlerle bir ortama girer kimse onunla ilgilenmez. Sonra eve gider, kürkünü giyer ve tekrar o ortama girer. Hocayı kürküyle gören kişiler ona hürmet eder ve onu başköşeye oturturlar. Nasreddin Hocamız da tam bu noktada o meşhur sözünü söyler: “Ye kürküm ye” Nasreddin Hoca der ki “Ey kürküm bu hürmet bana değil sanaymış.”  Maalesef günümüzde de durum bundan farklı değil. Para bize hükmediyor. Aslında bizim paraya hükmetmemiz gerekiyor.

Makam, mevki, şan, şöhret kazanan insanları düşünün. Özellikle de siyasetçileri düşünün. Önce vaatleri nasıldır sonra neler yapıyorlar. Tavır ve konuşmaları önceleri nasıldır sonraları nasıl oluyor. Bunları gözünüzün önüne bir getirin. Evet, bazı siyasilerimiz belli bir konuma gelene kadar türlü vaatlerde bulunuyor halkın yanında olacağını söylüyorlar ancak mevki ve makamı ele geçirince söylemleri hemen değişiyor, vatandaşlarına tavırları, bakışları, duruşları değişiyor. ?şte böyle siyasetçileri bu hale getiren onların elde ettiği şan, şöhret ve paradır. Para ve makam aşkı insanları kılıktan kılığa sokuyor demiştik… Siyasetçilerin bir kısmı da makam ve para aşkı yüzünden ne hallere düşüyorlar bir bilseler…

Unutmamalıyız ki paraya tapınılmaz. Hayattaki en önemli şey para değildir. Para bazen acı verir, bazen bizi sevindirir. Ama unutulmamalıdır ki para bize hükmetmemeli aksine biz paraya hükmetmeliyiz. Yani para bizim için, insanlığımız için bir amaç olmamalı bir araç olmalıdır. Para ve makama kıymet vermeyiniz. Zaten zamanı gelince o sizi sever. Unutmayınız ki ölüm var, Karun’un hazineleri kadar paranız olsa ne yazar… Dünyanın en zengini, en şöhretlisi de olsanız ölüm tokmağı bir gün kapınızı çalacaktır. Para aşkı bir zakkum ağacına benzer. Siz paraya tapınmazsanız zakkum ağacından yememiş olursunuz ve bu da belki kurtuluşunuza vesile olur.

            Lütfen nefsinize ve dilinize hâkim olun ve paranızı iyi kullanın. Parayı, dünyada onurlu bir şekilde yaşamak ve ahiret saadetiniz için harcarsanız, para sizin için zulüm aracı değil hizmet aracı olur. Güzel, huzurlu ve mutlu yaşamak istiyorsanız zalim paranın hırsına kapılmayınız.

           

Düşünme kara kara

            Olursun yara yara

            Bak dünya olmuş kapkara

            Ne zalimdir bu para

Kafama takılan bu soruyu da sormadan geçemeyeceğim:

Ey cemaat! Allah rızası için söyleyiniz beni niçin seviyorsunuz?

           

           


Bu yazi toplam 4606 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163