Uyan Be Kardeşim!
İbrahim TORU
ibrahimtoru@kanalurfa.com
01-08-2015


Son günlerde hepimiz derin
acılarla yaralanıyoruz. Haber bültenlerinde ilk sırada olan, sosyal medyada ve
internette birinci sırada yer alan manzara ?slam ülkelerinde ve bilhassa
Mısır?da yaşanan olaylardır. ?şte bu olaylar bizi derinden yaralıyor ve üzüyor.



                Mısır?da
Sisi, Suriye?de Esad gibi insanlar bir koltuk uğruna çoluk çocuk demeden, haklı
haksız ayırt etmeden Müslümanları dünyanın gözü önünde vahşice katlediyor.
Mısır ve Suriye?de büyük zulüm ve vahşet var. Suriyeli yüz binlerce mülteci
komşu ülkelerde kamplarda ve çadırlarda yaşam savaşı veriyor. Canlarının
derdine düşmüş Suriyeliler çareyi mecburen ülkelerini terk etmekte buluyor. Ya
Suriye?de kalanlar? Onlar hangi korku halleri ve psikolojik durumlar içinde
yaşıyorlar. Suriye?de mal, can ve namus güvenliği yok.



                Mısır?da
halkın yüzde elli ikisinin oyu ile devletin başına geçen Mursi?yi darbe ile
indiren Sisi ve ekibinin yaptığı zulümlere ve haksızlığa Türkiye ve birkaç ülke
dışında dur diyen yok! Uluslar arası siyasi aktörler gözlerini, kulaklarını
kapatmış, dillerini tutmuş ve üç maymunu oynuyorlar. Mısır?ı görmüyorlar,
duymuyorlar, konuşmuyorlar?



                Dikkat edin bütün iç savaşlar, katliamlar
ve zulümlerin tamamı Müslüman topraklarında yaşanıyor. Çünkü Müslümanların inancı
şer güçlerinin menfaati ile ters düşüyor. Ayrıca Müslümanlar arasında uhuvvet
bozulmuş durumda. Müslümanlar Allah?ın emirlerine sadıkane bir şekilde bağlansa
ve ?slam dininin ipini sımsıkı tutsa belki bugün yaşanan hadiselerin onda biri
bile yaşanmayacak.



                Batı dünyasındaki siyasi aktörlerin
menfaatlerinin odak noktası Müslüman ülkeleridir. Birinci Dünya Savaşı
öncesinde sömürgecilik, ?kinci Dünya Savaşından sonra manda ve himaye
yönetimleri şimdi ise demokrasi adıyla ?slam dünyasını karıştırmaya devam
ediyor.



                ?slam
dünyası olarak bizim yanlışımız ise benlik ve enaniyette birbirimiz ile
yarışmamız. Güzel hasletlerde birbirimizle yarışmak yerine maalesef kötü
huylarda birbirimizin önüne geçmeye çalışıyoruz. Feraset sahibi olmamız
gerekirken gözlerimizi kapatmışız, şer odaklarının oyunlarını göremiyoruz. Biz
?slam dünyası olarak birlik ve beraberlikten uzak durdukça Müslümanlar
üzerindeki zulümler artarak devam edecektir.



                ?slam ülkelerinde birlik ve beraberliği
engellemek isteyenler de az değildir. Özellikle Avrupa?da bazı siyasi kadrolar
biliyor ki ?slam dünyası bir ve beraber olursa yine bir ?Osmanlı Ruhu? ortaya
çıkar. Bu sebeple bizi bize kırdırıp, arkamızdan kıs kıs gülmeye devam
ediyorlar. Onlar için tek emel, tek amaç Müslümanların bir araya gelmemesi ve
?slam dünyasının Osmanlı Ruhu ile dünyaya adalet getirmemesidir.



                Tembellik
bize yakışmıyor, bölük pörçük yaşamak bize yakışmıyor. Çok konuşuyor az
çalışıyoruz. ?şte bu sebepledir ki bir arpa boyu yol kat edemiyoruz. Büyük
işler başarabilmek için öncelikle boş sözleri ve gereksiz hamasi nutukları bir
kenara bırakıp gerçekten çalışmalıyız. Dostumuzu ve düşmanımızı iyi
tanımalıyız. Aksi takdirde iyilik yapmak isterken kendimize kötülük ederiz.
Evet, iyilik yapmak güzeldir ancak şeytana iyilik yapılmaz. Müslüman ise şeytanlarla kol kola gezmez,
gezemez, gezmemelidir.
Hele habis
ruhlu insan kılıklı düşmanlarımız vardır ki ?slam dünyasını en az yüzlerce
parçaya bölmek istemektedirler. ?şte bu habis ruhlu insan kılıklı yaratıklara
karşı her zaman ayık ve teyakkuzda olmalıyız.



                Batı dünyasındaki şer odaklarının bir oyunu
da bizi mezhepsel ayrımlarla birbirimize düşürmektir.
Alevi- Sünni- Türk-
Kürt- Arap- Acem ayrımını içimize atıp bir kenardan bizi seyreden şer güçlerin
oyunlarını boşa çıkarmak için ilmî yönden ilerlememiz gerekmektedir. Biz
bilmeliyiz ki Müslüman için Türk- Arap-
Kürt ayrımı olmaz. Allah katında en değerli insan takva sahibi insandır.

Peygamber Efendimizin vasiyetini unutmayalım: ?Ben size iki emanet bırakıyorum,
bunlara sımsıkı sarıldıkça Allah?ın izniyle size hiçbir şey olmaz; birincisi
Kur?an-ı Kerim ikincisi Sünnet.? Evet, Peygamber Efendimizin bu vasiyetini göz
ardı ettiğimiz için bugün başımızdan dumanlar eksik olmuyor. Biz Efendimizin
vasiyetini tam anlamıyor ve yaşayışımıza yerleştirmiyoruz. Nefsimizden uzak
durup ?slam ipine sımsıkı sarılmalıyız.



                Batı dünyasındaki şer odaklarının ?slam
dünyasını güçsüzleştirmek için elinden geleni yapmasına karşılık biz de
elimizden geleni yaparak şerleri def etmeliyiz. Yoksa ?slam dünyasındaki horoz
kavgası bitmez. Yaralanan ve ölen horozlar da hep Müslümanlar olur. ?zleyici
durumunda olan şer odakları hem kavgalarımızla eğlenir hem de bizim
kavgalarımızdan para kazanırlar.



                Bütün
Müslümanlara açık çağrıda bulunuyorum: Uyan
be kardeşim. Uyan be Müslüman artık! Filmi ve oyunu gör. Ayıl ve güçlü olmak
için çalış ve çabala. Her söze kanma, her denileni yapma!



 







Bu yazi toplam 7028 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163